top of page

KUM SAATİ



Tanrı yazmış insanların kaderini

Sana ve bana kavuşamamak düşmüş balım 

Gönül bir şegaf makamı olmuş 

Yobazların anladığı, kadınların anlayamadığı

Akrep ve yelkovan senin gözlerin için dönerken 

Viyana kuşatmasında unutulmuş asker gibi

Sabrediyorum ben sessizliğe ve sensizliğe…


Umudum yetim kalmış bir çocuktur fezada

Seni düşlemek bağlamışsa beni zincirlere 

Atmışsam uçurumdan aşağıya akıl denen illeti 

Roma’nın yıkamadığı surlar yıkılmışsa benim gözyaşlarımla

Bahar gelmişse sıcak ve nemli iklimlere 

Sen de benim iklimlerime getir baharını…


Napolyon kuruyor hayalini çöldeki vahanın

Anlatamazsın Cem Sultan’a bir yar için ah etmeyi

Ayneyn tepesinde izliyor okçular kazanılmış zaferi

Yedinci Oğul bekliyor meyvelerin sabırla olgunlaşmasını 

Ve ben kavuşmak için kum saatini çeviriyorum…


 
 
 

留言


bottom of page